Gazeteci Yazar
|
||
![]() 7/3/2012 PKK'nın kaçırdığı askerleri, polisi ve kaymakam adayını çabuk unuttuk...21 Mart Nevruz (bahar) bayramını terör örgütü “ayaklanma, başkaldırı” gününe dönüştürmeye çalışır. O yüzden, her 21 Mart Güneydoğu için sancıdır, sıkıntıdır. Bir yanda terör örgütü ve yandaşlarının baskısı, bir yandan Devlet. Sade vatandaş da ikisinin arasında kalmış durumda.Dün Güneydoğu’dan gelen iki konuğum, “İnanın Güneydoğu halkı baharın da, yazın da gelmesini istemiyor. Çünkü, bu yılın, terör olayları yönünden çok sert geçeceği tahmin ediliyor. Hem Devletin, hem de örgütün tavırları bunu gösteriyor. Herkes kendi tarafında çok ciddi bir hazırlıklar yapıyor” diyor. Anayasa değişikliğiyle önemli kazanımlar elde edeceklerini sananların bu beklentisi gerçekleşmeyecek gibi gözüküyor. Ne verirseniz verin hiçbirisinin terör örgütü ve yandaşlarını memnun edemeyeceği de biliniyor. Yalan değil, unutuldular Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç, Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu neredeyse bir yıldır terör örgütünün elinde. Uzman Çavuş Kemal Ekinci de terör örgütünün elinde 200 gününü doldurdu. Uzman Çavuş Zihni Koç'un Amasya'da yaşayan annesi Gülsüm Koç (53) oğlunun üzüntüsüne dayanamayarak geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı hastanede 5 Şubat 2012 günü oğlunu göremeden hayatını kaybetti. 8 yıllık polis memuru Nadir Özgen, Van’ın Çatak ilçesinde görevliydi. 9 Eylül günü bakkaldan bir şeyler alırken terör örgütü mensupları tarafından kaçırıldı. O günden sonra kendisinden haber alınamadı. Alınan tek haber, Nadir Özgen’in, PKK tarafından internete konulmuş görüntüleri ve onun feryadıydı. Nadir, “Niçin Devletimiz benimle ilgilenmiyor? Sivil toplum örgütleri nerede?” diye soruyor. Bir babanın anlattıkları Nadir Özgen’in babası Hidayet Özgen, Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Bağarası beldesinde yaşıyor. “Garibanız, kimsesiziz” diyor. Evladı kaçırılan baba, “Devlet yetkililerinden ne arayan ne soran var” diyor. Baba, Özgen telefonda şunları anlatıyordu: “Buradan bir askeri araç geçse, bir polis aracı geçse sanki Nadir’den haber getireceklermiş gibi heyecanlanıyoruz.. Ancak, gelen gidiyor. Oğlumuzdan bir haber gelmiyor. Telefonumuzun her çalışında arayanın Nadir olduğunu sanıyoruz. Bize ‘baba kurtuldum’ haberini verecekmiş diye bekliyoruz. Ancak, o haber bir türlü gelmiyor. İki gün sonra PKK’nın elinde 6 ayını dolduruyor.” Nadir’in fotoğraflarını da kaldırdı Baba gibi anne Müşerref hanım da perişan. Üzüntüleri, Devletin bu olayı iyice unutmasından. Baba Hidayet Özgen, “Eşim hiç dayanamıyor. Fotoğraflarına bakıp bakıp ağlıyor. Eline fotoğraflarını alıp ağıtlar yakıyor. Ama o ağıtları hiç duyan yok…Hanım kafayı bozacak diye korkuyorum. O yüzden Nadir’in fotoğraflarının hepsini kaldırıp sakladım. Benim ne durumda olduğumu artık siz anlayın” diyor. Polis memuru Nadir, Van’ın Çatak ilçesine keyfine gitmedi. Nadir, terör örgütünün elinde ama hiç değilse, Devlet yetkilileri yalnız Nadir’in değil, terör örgütünün elinde olan ailelerle ilgilensin. Bir şey yapamazlarsa bile moral versin, “merak etmeyin ilgileniyoruz” desinler. Bu kadar ilgisizlik de ayıptır… Emekli polis memuru Ahmet Yavuz, Kocaeli gazetesinde, kaçırılan meslektaşına sahip çıkabilmek, yetkilileri harekete geçirebilmek için çırpınıyor. Ancak, sesini duyurmuş değil. Emniyet, tamamen mensubunu unutmuş durumda… --- Hasan Eryılmaz’ın ölümü Yıllarca Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde çok önemli görevlerde bulunan Hasan Eryılmaz dün toprağa verilirken, ölümü konusunda farklı görüşler ve değerlendirmeler yapılıyordu. Kocatepe camiinde meslektaşları, gazetelerde yer alan haberlere ve oradaki bilgilere göre yorumlar yapıyordu. Adli Tıp Kurumu’nun incelemeleri tamamlanmadan bir şey söylemenin doğru olmadığını deneyimli polis müdürleri de aktardı. Eryılmaz’ın intihar ettiğine ilişkin haberlere kimse inanmadı ya da inanmak istemedi. Cami avlusunda, “Cezaevinden çıkmış birisinin Hasan’ı tehdit ettiğini duyduk” diyen de vardı. Emniyet Genel Müdürü, yardımcıları, Ankara Emniyet Müdürünün cenazede olmaması dikkat çekiciydi. Orada Eryılmaz’ın yanı sıra emekli Emniyet Müdürü İlhan Eren’in de cenazesi kaldırılıyordu. Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, eski meslektaşlarının yanındaydı. Eryılmaz’ı tanıyan gazeteciler de, Hasan Abi’yi son yolculuğa uğurlayanlar arasındaydı. Aynı anda emekli bir komutanın da cenaze töreni vardı. Askerlerin kendi personelini kurum olarak sahiplenmesi, Emniyetin ise bu konudaki duyarsızlığı orada bulunan Emniyetçileri de hayli üzdü… -----------
Saygı Öztürk > PKK'nın kaçırdığı askerleri, polisi ve kaymakam adayını çabuk unuttuk... Diğer Yazıları:
|
..:: KİTAPLARI
::..
![]() ![]() ![]() Saygı Öztürk Kimdir |
|
© 2018 www.saygiozturk.com I www.saygiozturk.net Saygı Öztürk kitapları ve yazıları |